header image
 

Kaybolduk

Kaybulduk

Birileri bizi işte burada öldürdü
Kaybolurken bizi farketmediler
Kaybolduğumuzu uzatkan izlediler

Kimse bize farkettirmedi yok olurken
Uzaklaşırken ölüme kaybolduk birden bire
Çağıranın ne olduğunu anlamadıkki

Onuda anlatmadılar bize
Kayboluşumuzu izleyici kalanlar
Kimse elden tutmak istemedi

Bu nasıl beklenebilirki
Kayboluşumuza seyirci kalanların arasında
Sevinç çığlıklarını içinden atanlar

He dostum nasıl bekleyebilirdiki onları
Kendi üzerlerinde denemeleri peki
Birde bu tartma varya

Sevgiyi tartarlar
Kilo kilo şeker tartanlar
Kilo kilo domates i tartanlar

Bu domates miydi yoksa domatez mi
Kırmızıya mı odaklansak peki şimdi
Melodi arkadan dramı verirken

Yok yok biz daha önce kaybettik
Her varoluş bir yok oluştur

Evet evet biz tanıştırıldığımızda
Zaten yok oluşun başlangıcına girmiştik

Caferin neden kaportacı olduğu bundan bilinmez
Semkeri kardeşimiz Caferi bu sebebten uzun bir süre saklamıştır

Elbette zamandır çabuk geçen
Geçerken geçirilenler

Melodi verdi sesi
Sevgiyi tartanlar domatesi uzattılar
Rengi kanı kırmızı olan

İşte ozaman başladık biz
Daha çok uzaklara gitmeye
Bulunduğumuz noktadan

Ne acı lan bu
Doğru ya zaman çabuk geçer
Severim bu şarkıyı
Meatloaf - IWill Do Anythink for Love ( I Won’t Do That)

Ammar Yağcı
00:10
12 Temmuz 2008 Cumartesi

Aslında bizim için halen cuma

cumartesiye geçemedik çünkü…

İstanbul-Türkiye

Şehid Şamil Basayev’i anıyoruz.

Tarihler 9 Temmuz u 10 nuna bağlayan gece Efsanevi Komutan Şamil Basayev çok istediği şehadete kavuşuyordu. Şehidimiz Seni asla unutmadık ve unutmayacağız. Senin yolundan bıraktığın yerden devam ediyoruz..

Tek Türkiye Dizisini tavsiye ederim

Tüm bölümleri indirip seyir etmek için tıklayınız.

Yayınlandığı 37 bölüm boyunca izleyici tarafından büyük ilgi gören Samanyolu’nun dizisi Tek Türkiye, sezonu geçtiğimiz hafta reytingin zirvesinde kapattı.

Dizi, sezon finaliyle bütün televizyonlar arasında en çok izlenen 100 program arasında birinci olarak prime time’da 6,5′lik başarı elde etti. “Bütün ekip kış boyunca dağlarda donduk. Ama elde ettiğimiz başarı bütün sıkıntıları unutturdu.” diye konuşan dizinin yönetmeni Gürsel Ateş, gelecek sezonda seyirciyi büyük sürprizlerin beklediği müjdesini veriyor. Başarılı olmalarının sırrını bölge halkının gerçeğini doğru yansıtmalarına bağlayan Ateş, reyting uğruna olayları saptırmadıklarına dikkat çekiyor

Samanyolu Haber Kime Hizmet Ediyor?

Fatih Altaylı’nın hazırlayıp sunduğu Teke Tek isimli programa katılan Nuray Bezirgan ve Kevser Çakır’ın ‘Atatürk’ü sevmiyoruz’ sözleri Kemalist camiadan çok her nedense Fethullah Gülen’e bağlı çevrelerde büyük bir endişe yarattı. Samanyolu haber grubu Nuray ve Kevser kardeşlerimizle ilgili önce zihinlerde şüphe uyandıran, sonra provakatörlükle suçlayan haberlere şimdi de ajanlık yaftası vurdukları haberler yapmaya başladılar.

Okumaya devam edin ‘Samanyolu Haber Kime Hizmet Ediyor?’

DIŞI CAMİ, İÇİ LOKANTA! Tütün Cami

Almanya Dresden’de bulunan on katlı, kubbeli ve minareli binayı görenler, Avrupa’nın göbeğinde devasa bir camiyle karşılaştıklarını düşünerek heyecana kapılıyor. Ancak…

Okumaya devam edin ‘DIŞI CAMİ, İÇİ LOKANTA! Tütün Cami’

MUTLULUĞUN YOLU

İsra 37: Kibirli olma, alçakgönüllü davran.

Müddesir 1-5:
Kendini fazla abartma.

Tekvir 25-27:
Her şeyin üstesinden gelemeyeceğini asla unutma.

Bakara 156:
Çaresizlik tuzağına düşme. Her zaman bir umut ışığı olduğunu aklından çıkarma.

Beled 5-6:
Her şeye hakim olmak için uğraşıp hayatı yaşanmaz hale çevirme.

Hucurat 10:
Büyüklük kompleksine kapılıp, insanları ezerek arkadaşlarını kendinden uzaklaştırma.

Muhammed 7:
İyiliği karşılık beklemeden yap.

Rum 21:
Tek başına mutlu olunamayacağını bil. Çevrenin mutluluğu için gayret göster.

Vakıa 83-87:
Ölümden korkmak yerine, ölüm gerçeğiyle yüzleş.

Bakara 263:
Yaptığın iyilikleri unut. Anlatarak onları kıymetsizleştirme.

Furkan 63:
Sana yapılan kötülüğün karşılığını vermek yerine. Öfkenin dinmesini bekle.

İnşirah 1-3:
Seni huzursuz edecek işlerden uzak dur. İhtirasını törpüle.

Maun 4-5:
Eleştirinin keskin bir bıçak olduğunu unutma. Söyleyeceklerini iyi tart.

Mücadele 7:
Hiçbir sırrın sonsuza kadar gizli kalamayacağını unutma.

Rahman 7-9:
Çıkarcı olma. Adil davran.

Tekasür 1-2:
Kibrine yenilip hep daha fazlasını isteyerek hayatını zehir etme.

Tevbe 40:
En zor zamanda bile kesinlikle ümitsizliğe kapılma.

Fatır 19-22:
Senden iyi durumda olanlara bakıp üzüleceğine, senden zor durumda olanları görüp rahatla.

Fecr 27-28:
En sevdiğin şeyleri, başkalarıyla paylaşmanın keyfine var.

Hakka 33-35:
Hayatının vazgeçilmezleri olsun. Onları küçük çıkarlar için asla feda etme.
Haşr 10:
Muhatabına güvenmek istiyorsan, önce sen güvenilir ol.

Kalem 1-2:
Yazdıklarının ve yaptıklarının peşini bırakmayacağını unutma. Gücünü insanların yararına kullan.

Münafıkun 4:
Bencil olma, tebrik etmeyi bil.

Saff 2:
Yalandan uzak dur.

Yusuf 32-33:
çarpıklaşan kadın-erkek ilişkilerinin, hayatını esir almasına izin verme.

Ankebut 41:
İyi bir dostun, paha biçilmez olduğunu aklından çıkarma.

Al-i İmran 92:
İyilik yapma arzunu, şarta bağlama. Vermek almaktan daha büyük bir ihtiyaçtır, asla unutma.

En’am 50:
Önyargılarla hayatı kendine zehir etme.

En’am 60:
Bildiklerinle açıklayamadığın şeyler, hayatının kâbusu olmasın.

Felak 1-5:
Korkuların tutsağı olarak yaşamaktan vazgeç.

Hacc 46:
Kendini, hep daha iyiye ulaşmak zorunda olduğuna koşullama.

İbrahim 42:
Merhametli olmaktan asla vazgeçme.

İsra 23:
Anne ve babana ‘off’ bile deme.

Nisa 149:
Kendini sürekli övmekten uzak dur.

Yunus 12:
Vazgeçilmez olmadığını kabul et.

Enfal 56:
Sözünüzde durmamanın utanç verici olduğunu aklından çıkarma.

Furkan 43:
Heveslerini kendine ilah edinme.

Necm 3:
İnanma duygunu diri tut.

Nisa 58:
Karar verirken, vicdanının sesini duymazlıktan gelme.

Nice Yıllara…

MeFeKa Blog 1 yaşında 

MeFeKa Blogun bir yaşına girmesi tüm yurtta, yavru vatan ve dış temsiciliklerde büyük bir sevinçle kutlandı.

bekliyoruz

kayıp

 

Mutlu olmak için çitin üzerinden uzunca bir sıçrayış gerçekleştirdim ,
Ve döndüm arkama baktım atladığım nesnenin yüksekliğine..
Hayallerimi nasıl da ezdiğimi sıkılmadan üzerinden atladığımı gördüm,
İşte tam o sırada sen kayboldun atlamış olduğum hayallerimin üzerinden.

17:22/21/06/2008-amrygc

Atatürk mü? Humeyni mi? SEVMEK

9 Haziran gecesi Kanal 1 televizyonunda Fatih Altaylı’nın sunduğu Teke Tek adlı programından sonra kardeşlerimiz Nuray Canan Bezirgan ve Kevser Çakır medya tarafından lince tabi tutuldu. Ve kardeşlerimiz hakkında ‘Atatürk’ü sevmiyorum’ dedikleri için Atatürk’e hakaretten dava açıldı. Müslüman yazarlar ve kanaat önderleri suskunlarını korurken Abdurrahman Dilipak konuştu:

Nuray Canan Bezirgan, bu sabah Hilal TV’de yazarlarımızdan Arzu Erdoğral’ın sorularını cevaplayarak bazı açıklamalarda bulundu.

Arzu ve Feridun Erdoğral’ın hazırlayıp sunduğu ‘Basında Bugün’ programı Hilal TV’de.

Sevmek! / Abdurrahman Dilipak

Altaylı başörtülü kızlara soruyor: “Atatürk mü, Humeyni mi?”

Amaç belli. Başörtülüleri İran’la ilişkilendirmek. Yarın da biri çıkıp Suudilerle ilişkilendirecektir..

İran Türkiye’den sonra en fazla Azeri Türkü’nün yaşadığı bir ülkedir..

Türkiye’ye gelenleri nasıl Anıtkabir’e götürüyorlarsa, yabancıları da ya Azadi meydanına ya da Humeyni’nin de mezarının olduğu Beheşti mezarlığına götürürler.

Atatürk’ün karşısına Humeyni’yi koymak ayrı bir densizlik.. Humeyni sadece İran devriminin lideri değil, Dünya Caferilerinin de “İmamı”dır.. Atatürk’ü yüceltmek adına Humeyni’yi aşağılamaya kalkışmak çok ayıp ve saygısızca bir durumdur! Bir Müslümanın, bir başka mezhep ya da tarikattan bir din büyüğüne karşı edepli olması da “İslâm Kardeşliği”nin bir gereğidir.

İran’ın bir Altaylı’sı olsa, Altaylı da İran’da yaşıyor olsa ve bu düşünceye sahip olduğunu varsaysak, İranlı Tv programcısı ona sorsa Humeyni mi, Atatürk mü? Hani böyle bir akıl yürütme, sadece bir akılsızlığın simülasyonu için işe yarar belki diye düşünüyorum, yoksa böyle bir akıl yürütme olmayacağını da biliyorum.. Mantıksızlığın mantığını, mantıklı bir şekilde izah bazan zor olabiliyor..

Hani derler ya mantıksızlarla tartışmayın, sonra sizi izleyenler farkı fark edemeyebilir diye..

Şimdi düşünelim, yukarıdaki sorunun cevabı belli değil mi? İranlı sunucunun bir gün sonra gazetesindeki köşesindeki yazacağı yazı herhalde Fatih Altaylı’nın önceki günkü yazısı olurdu. Tek şartla Humeyni ve Atatürk kelimeleri yer değiştirirdi..

Kanunla koruma altında olan bir kişi hakkında bir soru en azından ahlaki değil. Tuzak bir soru! Malumu ilamın dışına çıkarsanız mahkûm edilirsiniz.

Hitler Almanyasında Hitler testi, Saddam rejiminde Saddam, Libya’da Kaddafi sevgisi test edilir mi? Almanya’da dün de bugün de Hitler sevgisini test etmeye kalkarsanız, karşınızdaki kişinin kişiliği ve zekasına hakaret etmiş sayılırsınız.. İran’da Bush’a hakaret ettirmek ya da Humeyni’yi alkışlatmak, muhatabını değil, bu işi yaptıranın yaptığı işi sorgulamayı gerektirir..

Her sabah çocuklara “Türküm, doğruyum” diye başlatacak sonra da mikrofonu uzatıp soracaksın: Atatürk’ü seviyor musun! Bu Mustafa Kemal’den bağımsız bir Atatürk istismarcılığıdır..

Tuzağa düşürdüğü kızlar üzerinden siyaset yapma gayretindeki bir yazarın ruh burkuntuları bunlar.. Atatürkçülük adına başörtüsü ile uğraşacak, sonra da bir başörtülüyü Atatürk’e saygı testinden geçirecek ve bununla da gazetecilik yaptığını söyleyeceksin..

Sevgi bir dayatma konusu olabilir mi? Herkesin sevmek zorunda olduğu bir değer olabilir mi? Böyle bir soru olabilir mi, bu saçmalık değil mi? Akıllarınca şecaat arz ediyorlar. Bu şekilde aslında korumaya çalıştıkları değere zarar verdiklerinin farkında değiller. O gün için gerekli gerilim ortamına katkı sağlamış oluyorlar.. Sapla saman birbirine karıştı.. Hepsi birden topyekun saldırıya geçtiler.. Tek bir merkezden düğmeye basınca harekete geçen kurşun askerler gibi.

Bataklık gülü siyasetçi, ilahiyatçı bir prof. malum mediadan, şeriatçılara verip veriştiriyor; “Arap harflerini iyi telaffuzu hüner sayan gafiller”e.. Hani bir de İngilizce ve Fransızca kelimeleri, harfleri iyi telaffuzu hüner sayan “gafiller”e bir şeyler dese yanmayacağım da.. İslâm’a ve Müslümanlara hakaret için birileri lafı da mantığı da eğip bükmekte hiçbir mahzur görmüyorlar.. Hani, Arapça’yı da İngilizce’yi de, Fransızca’yı, Rusça’yı doğru konuşmak niye suç onu anlayabilmiş değilim! Bunu alay konusu yapan da bir ilahiyatçı.. Hem de diline doladığı dil Arapça! Öfkelerinden, söyledikleri ile ne hallere düştüklerinin bile farkında değiller.. Neyse yazsınlar ve konuşsunlar ki, daha önce bunların peşine düşenler, bu kişiler ve yazdıkları hakkında yeniden düşünme fırsatı bulsunlar..

Hatırlarsanız bir zamanlar TV’lere çıkıp, “Ben misyonerdim oyunları gördüm bir papaz olarak İslâm’ı seçiyorum” diye canlı yayında Müslüman olan “PAPAZ” Kara Kuvvetleri Personeli çıktı!!

habervaktim.com haberi, “Onlar konuştu, cinayetler peş peşe geldi…” başlığı ile duyurdu.. Canlı yayında Müslüman olan papaz İlker Çınar’ın uzman çavuş rütbesiyle istihbarat elemanı olarak çalıştığı belirlendi. Çınar, papazlık yaparken primleri Emekli Sandığı’na düzenli olarak yatırılmış.

İddiaya göre 15 yıl boyunca Türkiye’nin dört bir tarafında misyonerlik faaliyetlerinde bulunan, son olarak da Tarsus bölgesinin papazı olan İlker Çınar, 2005 yılında yardımcısı Sinan Yorulmaz ile birlikte tekrar Müslüman olduğunu iddia etmişti. Anılarını “Şifre Çözüldü” isimli kitapta toplayan ve çok çarpıcı iddialara yer veren Çınar, son 3 yılda Türkiye’nin dört bir tarafını dolaşarak misyonerlik faaliyetleri aleyhine konferanslar veriyordu. Yardımcısı Sinan Yorulmaz ve Prof. Dr. Zekeriya Beyaz ile 28 Şubat 2005′te Flash TV’de yayınlanan Hulki Cevizoğlu’nun hazırlayıp sunduğu Ceviz Kabuğu programına çıkarak tekrar Müslüman olduğunu iddia eden Çınar, çarpıcı açıklamalarda bulunmuştu. “Türkiye’de 40 bin kilise ev var” diyen Çınar’ın iddiasına göre, “Misyoner teşkilatlar Türkiye’nin dört bir yanında cirit atıyor ve ülke elden gidiyordu. Ardından cinayetler geldi! Santaro, Malatya, Dink cinayeti vs.”

Fotoğrafa tepeden baktığınızda nasıl bir fotoğraf görüyorsunuz..

İbrahim Karagül de geçen gün, Ergenekon’la Almanya’daki Türklere yönelik kundaklama eylemleri arasında bir bağlantı kuruyordu. Karagül’e göre artık Ergenekon dosyası kapanır!.

“Astsubayın kömürlüğü mühimmat deposu gibi” haberleri de artık vakai adiyeden rutin şeyler.. Son haber şöyle: “Genelkurmay Özel Kuvvetler Komutanlığı’nda görevli astsubay Murat G.’nin evinin kömürlüğünün önünde patlayıcı ve mühimmat kolisi bulundu. Astsubay hakkında daha önce, ‘evine silah ve bomba getirip götürdüğü’ yönünde defalarca ihbar yapıldığı öğrenildi.”

Yani demem o ki, derinlerde bir hesaplaşma var ve herkes bu noktada seferber oldu. İyi izlerseniz kimin kim olduğunu görürsünüz. Ama size gösterilene değil, gizlenmeye çalışılana bakın.. Ama şizofren olmadan.. Paranoyaya düşmeden..

Şu misyonerlik faaliyetlerini kimler nasıl gündeme taşıdılar hatırlayın. Bu işe bizimkileri de alet ettiler. Dertleri farklı idi bunların bana kalırsa. Hıristiyanların istedikleri hakları ya Müslümanlar isterse ne olurdu? Müslümanların aklına böyle şeyler düşürülürse laiklik nice olur!

Bizimkiler de Ergenekon’la aynı sipere girip, Heybeliada tartışmalarına katıldılar.. Oraya kaçsan misyonerlerin ekmeğine yağ sürüyorsun, buraya kaçsan çetenin ocağına düşüyorsun. Üzerimizde oynanan oyun işte öyle bir şey..

Fatih Altaylı, Zekeriye Beyaz, Flash Tv, Haberturk, Hulki Cevizoğlu, Murat G., Sinan Yorulmaz, İlker Çınar ve arkadaşı, herkes işini yapıyor, maaşı hesabına yatıyor..

Burada misyoner, Almanya’da Türk yakıyorlar.. Ordo Ab Chao yani anlayacağınız! Şeyh efendi ve fahişe aynı kadroda memur.. Gündüz külahlı, gece silahlı.. Sağı, solu, Alevisi, Sünnisi, Kürd’ü, Türk’ü yok bu işin..

Birileri aynı ülkenin çocuklarının kanları ve gözyaşları üzerine kendilerine silah ve servet üretiyorlar.. Birileri de onların tetikçiliğini yapıyor..

Size polisiye bir magazin haberi. Bir polis, bir subay ve bir MLKP üyesi.. Burası Türkiye. Yıl MS 2008. “İstanbul’da, bir kadın polis ile bir astsubay âşık oldular. Kadın polisin, ‘Dört polisle oldum’ itirafına rağmen nişanlandılar. Ancak o dört polis, kadının peşini bırakmadı. Devreye, astsubayın Samsun’daki halaoğlu girdi. Ama o da MLKP üyesiydi ve telefonları dinleniyordu. Sonuçta halaoğlu, kadın polis ve astsubay gözaltına alındılar. Bu aşk parmaklıklar arkasına giderken, tacizciler içinse henüz işlem yapılmadı.” Olur böyle vakalar, değil mi?

Bu işlerin olduğu bir ülkede siyaset de böyle yapılır, mahkemesi de böyle karar verir.. Tencere yuvarlanır ve kapağını bulur ve sonunda herkes layık olduğu gibi idare olunur. Biz kendimizi değiştirmedikçe de Allah bizim hakkımızdaki hükmünü değiştirmez! Selâm ve dua ile.

Vakit gazetesi

ilgili haberler:

Nuray Canan’ın başörtüsü öyküsü

Nuray Canan Bezirgan’ın şahsında bir destek platformu oluşturmaya ve bu çirkin saldırılara karşı dayanışmaya çağırıyoruz.

Nuray Canan Bezirgan TimeTurke konuştu